Eylül 2019 tarihinde “Tarım ve gıda sektörü Brexit’ten nasıl etkilenir” başlıklı bir yazı kaleme almıştık.

İktisadi Kalkınma Vakfı’nın (İKV), “Türkiye ve AB’de Tarım Sektöründeki Güncel Gelişmeler” başlıklı çalışmasında öne çıkan önemli notları sizlerle paylaşmıştık.

Türkiye- Birleşik Krallık Serbest Ticaret Anlaşmasının hemen ardından İKV Uzman Yardımcısı Selvi Eren, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin bugününü doğru okumaya yardımcı olacak ve geleceğine ışık tutacak önemli bir bilgi notu hazırlamış.

“Türkiye-Birleşik Krallık Serbest Ticaret Anlaşması’nda tarım ve gıda ticaretine ilişkin kararlar” başlıklı çalışmada öne çıkan noktaları biz de sıcağı sıcağına sizlerle paylaşalım istedik.

Önce bilgi notundaki şu paragrafın altını çizelim: “Birleşik Krallık, AB Gümrük Birliği’nden çıktığı için menşe kuralları çerçevesinde devam edecek olan ticari ilişkiler, 1246 sayfalık anlaşmanın 415-482 sayfaları arasında açıklanmaktadır. Türkiye de aynı şekilde Birleşik Krallık ile yeni ticaret ilişkilerini menşe kuralları çerçevesinde yürüteceği için söz konusu maddeler, Türkiye-Birleşik Krallık STA’sı için önem taşımaktadır. Ancak Anlaşma çerçevesinde tüm detaylar henüz kararlaştırılmadığı için menşe kurallarına ilişkin bir protokol kabul edileceği ve ileriki dönemde yayımlanacağı belirtilmiştir. Bu protokol de Türkiye için önem taşıyacaktır, yakından takip edilmelidir.”

Peki 29 Aralık 2020 tarihli Türkiye-Birleşik Krallık Serbest Ticaret Anlaşması’na ilişkin detaylar bize ne anlatıyor?

Bildiğiniz üzere, 1963 yılında imzalanan Ankara Anlaşması’nın oluşturduğu hukuki altyapı çerçevesinde oluşturulan ortaklık ilişkisi kapsamında 1996 yılının Ocak ayından bu yana Türkiye-AB Gümrük Birliği yürürlükte.

Bilgi notuna göre, Ankara Anlaşması ile oluşturulan Ortaklık Konseyi’nin 1/95 sayılı kararı ile oluşturulan Türkiye-AB Gümrük Birliği ile taraflar arasındaki sanayi ürünleri ile işlenmiş̧ tarım ürünleri ticareti gümrük vergileri başta olmak üzere herhangi bir ticari kısıtlama olmaksızın gerçekleşiyor. Ancak işlenmiş tarım ürünlerinin sadece sanayi boyutu Gümrük Birliği’ne tabii olmakta, tarım payına ilişkin olarak vergiler söz konusu.

31 Ocak 2020 tarihinde AB’den ayrılan Birleşik Krallık’a tanınan 11 aylık geçiş süreci bugün (31 Aralık 2020) doluyor. Geçiş süreci boyunca Birleşik Krallık, Birlik üyesi gibi hareket edilmiş fakat Birleşik Krallık AB kurumlarından ayrılmış ve toplantılara dahil olmamış durumda.

Geçiş süreci boyunca ikili ilişkilerin içeriği konusunda anlaşmaya çalışan tarafların imzalayacağı anlaşma, Türkiye için bağlayıcı konumda. Nitekim Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin yasal çerçevesi gereği Türkiye, Birleşik Krallık ile AB arasında bir STA imzalamadan Birleşik Krallık ile herhangi bir ticaret anlaşması imzalayamaz.

O yüzden 24 Aralık günü imzalanan AB-Birleşik Krallık Ticaret ve İşbirliği Anlaşması’nın hemen ardından 29 Aralık günü Türkiye-Birleşik Krallık STA’sı imzalanabildi.

EN BÜYÜK İKİNCİ İHRACAT KAPISI

Türkiye Dışişleri Bakanlığı'nın 2019 verilerine göre, Türkiye'nin en çok ihracat yaptığı ikinci ülke Birleşik Krallık olurken; Türkiye de Birleşik Krallık’ın en çok ithalat yaptığı 9’uncu ülke konumunda yer alıyor.

İKV’nin bilgi notuna göre, “Anlaşmasız bir ayrılık” gerçekleşseydi Türkiye’nin de Birleşik Krallık ile STA imzalaması mümkün olmayacaktı ve ikili ticaret 19 Mayıs’ta yayımlanan “Birleşik Krallık Küresel Tarifeleri” çerçevesinde yürütülecekti. Bu senaryo gerçekleşseydi 10,7 milyar dolar olan ihracatımızın 7,6 milyar dolarlık kısmı vergiye tabii olacaktı.

1 Ocak 2021 tarihinde yürürlüğe girmesi planlanan Anlaşma, Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin içeriğini oluşturan sanayi ürünleri ve işlenmiş tarım ürünlerini kapsıyor.

Nitekim söz konusu STA ile Türkiye’nin öncelikli hedefi, Gümrük Birliği’nin kazanımlarını devam ettirebilmek ve sektörlerin uğrayacağı kaybı asgari düzeye indirgemek olarak öne çıkıyor.

İKV Uzman Yardımcısı Selvi Eren, “Bu bağlamda sanayi ürünleri ve işlenmiş tarım ürünlerinde vergisiz ve kotasız ticaretin devamlılığı sağlanmıştır. Ancak yine de Gümrük Birliği’nden farklı olarak STA’larda menşe kurallarının geçerli olduğunu vurgulamak gerekir. Bu nedenle 2021 yılında başlayan yeni Türkiye-Birleşik Krallık ticari ilişkileri döneminde menşe kuralları yürürlükte olacaktır. AB-Birleşik Krallık Anlaşması kapsamında yayımlanacak Menşe Kuralları Protokolü, detayların kesinleşmesi için önem taşımaktadır” notunu düşüyor.

Türkiye-Birleşik Krallık STA’sının yürürlüğe girmesi için Meclis tarafından onaylanması gerektiği belirtilen bilgi notuna göre, Birleşik Krallık, şuana kadar Türkiye dahil 63 ülke ve AB ile serbest ticaret anlaşması imzalamış durumda.

25 MİLYAR DOLARLIK TİCARET HACMİ

Birleşik Krallık-Türkiye STA’sı 25 milyar dolar değerinde bir ticaret hacmini kapsıyor.

İlk aşamada Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin altında yer alan sektör ve ürünlerin ticaretini korumayı başaran Türkiye-Birleşik Krallık STA’sının önümüzdeki 2 yıl içerisinde kapsamının genişletilmesi hususunda çalışmalar yürütülecek.

Buna göre Türkiye-Birleşik Krallık STA’sı ile şu an mevcut yapı korunurken; ikinci aşamada birincil tarım ürünleri, hizmetler ve yatırım sektörlerine doğru genişleyen bir serbestleşme tasarlanıyor.

İmzalan STA ile Gümrük Birliği'nin kazanımları 25 yıl boyunca korunacak ve aşamalı bir derinleşme için taraflar arasındaki müzakereler devam edecek.

AVRUPA YEŞİL DÜZENİ VE DİJİTAL AVRUPA

Çevre, dijital araçlar, organik tarım, fikri mülkiyet, inovasyon gibi konulara ilişkin hükümlerin 2 yıl içerisinde gündeme getirilecek revizyon ile STA’ya dahil edilmesi planlanıyor.

Avrupa Yeşil Düzeni’ ve ‘Dijital Avrupa’ öncelikleri, önümüzdeki yıllarda AB’nin hem kendi içerisinde hem de üçüncü ülkelerle ilişkilerinde üretim, tüketim ve tedarik zincirlerinde çok yönlü dönüşümler gerçekleştirilecek.

İKV Uzman Yardımcısı Selvi Eren, “Bu nedenle bu konular hem AB-Birleşik Krallık Ticaret ve İşbirliği Anlaşması’nda hem de tarafların üçüncü ülkeler ile yürüttüğü ikili ilişkilerde önem taşıyacak. Bu bağlamda Türkiye, AB’nin yeni büyüme stratejisine uyum sağlamalı ve buna ilişkin alt başlıkları, Birleşik Krallık ile imzaladığı STA’nın kapsamına dahil etmeli” notunu da ekliyor.

İKİ ÜLKE ARASINDA TARIM ÜRÜNLERİ TİCARETİ

İşlenmiş tarım ürünleri, Türkiye-AB Gümrük Birliği kapsamında yer alsa da işlenmiş ürünlerin “tarım payı” ödeniyor.

Birincil tarım ürünleri ticareti, 'Tercihli Ticaret Sistemi' çerçevesinde belirleniyor ve söz konusu ürünler için kotalar ve tarifeler saptanmış durumda.

AB üyesi Birleşik Krallık ile gerçekleşen tarım ürünleri ticareti de bu yasal çerçeve ekseninde yürütüldü. Ancak ikili ilişkiler, yeni dönem Türkiye-Birleşik Krallık STA’sı dahilinde yürütülecek.

550 MİLYON DOLARLIK PASTA

İKV’nin bilgi notuna göre, Türkiye’nin Birleşik Krallık’a yaptığı ihracatta tarım ürünleri 550 milyon dolarlık (%5) bir paya sahip.

Türkiye-AB Gümrük Birliği kapsamında Birleşik Krallık ile yürütülen ticarette vergisi verilen ürünlerin neredeyse tamamı tarım ve balık ürünlerinden oluşmaktaydı.

Birleşik Krallık’a yönelik ihracatta gümrük vergisi ödenen miktarın 36,1 milyon dolar olduğunu ortaya koyan hesaplamalar, 34,4 milyon dolarlık payın tarım ürünlerine ait olduğunu gösteriyor.

HANGİ ÜRÜNLER ÖN PLANA ÇIKIYOR?

Tarım ürünleri ihracatındaki ürün sıralamasında meyve ve sebzeler, içecek ve tütün ürünleri, tahıllar ve şeker ürünleri önemli kalemler olarak ön plana çıkıyor.

Öte yandan tarım ürünleri kapsamına dahil edilmeyen balık ürünleri, 54 milyon dolarlık ihracat hacmi ile Türkiye’nin Birleşik Krallık’a yaptığı ihracatta yüzde 0,5’lik bir payı oluşturuyor.

Eğer Türkiye ile Birleşik Krallık arasında STA imzalanmasaydı ihraç edilen tarım ürünlerinin yüzde 91’i ek vergiye tabii olacaktı.

Türkiye’nin Birleşik Krallık’a yaptığı meyve ve sebze ticareti 2015’te 30 milyon dolarlık ithalata karşın 234 milyon dolarlık ihracat iken, 2018’te 28 milyon dolarlık ithalata karşın 219 milyon dolarlık bir ihracat olarak karşımıza çıkıyor.

İmzalanan STA’nın önümüzdeki 2 yıl içerisinde yapılacak revizyonlar ile kapsamlı ve derin bir STA’ya dönüştürülmesi planlanıyor. Bu doğrultuda tarım ürünlerine yönelik ticaretin içeriğinin ve hacminin geliştirilmesi de mümkün olacak gibi gözüküyor.

AB-BİRLEŞİK KRALLIK ARASINDAKİ YENİ TARIM VE KIRSAL KALKINMA DENGELERİ

Avrupa Birliği-Birleşik Krallık Ticaret ve İşbirliği Anlaşması’na bakıldığında “tarım ve kırsal kalkınma politikaları” açısından şu 15 maddelik sonuçlar öne çıkıyor:

1- Birleşik Krallık, Ortak Tarım Politikası’ndan ayrıldığı için tarımsal üretim, üreticilerin desteklenmesi ve kırsal kalkınma konularında AB bütçesinden faydalanmayacak. Bu konularda Birleşik Krallık’ın AB politikalarına uyum göstereceği düşünülse de ulusal çerçevede karar verilecek.

2- Anlaşma’da Birleşik Krallık menşeli 6 başlık altındaki organik ürünlerin AB tarafından tanınacağı belirtiliyor.

3- Bitki sağlığı konusunda ticaretin en az etkileneceği ve tarafların gıda güvenliğinin temin edileceği önlemler alınacak, sınır kontrolleri yapılacak.

4- Sınır kontrolleri gelse de taraflar hayvan refahı, hayvan ve bitki sağlığı ile gıda güvenliğinin ticaretteki engeller yüzünden tehlikeye atılmamasını garanti edecek.

5- Farklı hastalıkların hayvanlar veya yemler üzerinden taşınması ihtimalinde taraflar işbirliği içerisinde çalışarak ticaretin aksamamasına dikkat edecek.

6- Hayvan refahı ve sürdürülebilir gıda sistemleri konusunda taraflar ortak çalışmayı taahhüt ediyor.

7- Tarımsal faaliyetlerde ve gıda üretiminde kullanılan antibiyotik, pestisitler ve arındırıcıların çevresel etkilerini azaltma konusunda ortak kriterler çerçevesinde hareket edilecek.

8- Balıkçılık kotaları komşu ülkeler ile uluslararası anlaşmalara uygun olarak belirlense de Birleşik Krallık balıkçılık politikalarını ulusal çerçevede yönetecek.

9- Birleşik Krallık’tan AB’ye ihraç edilen ürünlerde gümrük ve sağlık ve bitki sağlığı kontrolleri (SPS) gerçekleştirilecek.

10- Yine de kota sisteminde 5,5 yıllık bir geçiş dönemi öngörülerek mevcut düzen devam ettirilecek. Ancak Birleşik Krallık’ın avlanma kotası %25 artırılacak.

11- Anlaşma’ya göre Birleşik Krallık, AB ile balıkçılık kotalarını her yıl yapılacak görüşmeler sonunda kararlaştıracak.

12- Anlaşma dâhilinde kurulan Özel Balıkçılık Komitesi’nde taraflar arasında konuya ilişkin meseleler tartışılacak.

13- Balıkçılık konusunda taraflar bilgi ve veri paylaşımını şeffaf bir şekilde sürdüreceklerini taahhüt ettiler.

14- Yasa dışı, rapor edilmeyen ve düzenlenmemiş balıkçılık ile mücadele etme konusunda ortak hareket edilecek.

15- Taç Toprakları’nda (Man Adası, Jersey ve Guernsey) AB tekne ve gemilerinin önceden belirlenmiş kotaları aşmayacak şekilde avlanması mümkün olabilecek.

Son gelişmeler ışığında Türkiye-İngiltere arasında imzalanan serbest ticaret anlaşmasıyla birlikte tarım ve gıda sektörüne yönelik görünüm bu şekilde.

İlerleyen dönemde atılacak adımlar ve yaşanacak yeni gelişmeleri de takip edip sizlerle paylaşmaya çalışacağız.

İrfan Donat

Bloomberg HT Tarım Editörü

idonat@bloomberght.com

Advertisement