Advertisement
HABERLER ABONE OL

Avrupa Birliği, aşı tedariki konusunda AstraZeneca Plc ile yaşadığı anlaşmazlığı çözmek için dün gerçekleştirilen temaslarda olumlu bir sonuç elde edemedi. Birlik, ilaç üreticisi şirketin İngiltere’deki fabrikalarından daha fazla aşı tedarik etmesi talebinde bulunuyordu.

Bu arada Pfizer Inc. ve BioNTech SE, yapılan çalışmalar neticesinde ürettikleri aşının hem İngiltere hem de Güney Afrika’da görülen mutasyonlara karşı etkili olduğunun tespit edildiğini duyurdu.

Türkiye’de ise Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre çarşamba akşamı itibarıyla son 24 saatte 7 bin 489 kişinin Kovid-19 testi pozitif çıktı, 132 kişi hayatını kaybetti. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı’nın ardından açıklamada, bu sabahtan itibaren 75 yaş üzerindeki vatandaşların sağlık kuruluşlarında aşılanmaya başlanacağını bildirdi. Alınan tedbirlerle vaka sayısında yüzde 80’e varan hızlı bir düşüş sağlandığını belirten Koca, “Dünyada artan risk durumu göz önüne alındığında tedbirlere sıkı sıkıya uymaya devam etmemiz gerektiği ortadadır” dedi.

Avrupa'da Kovid-19 aşısı savaşları yaşanıyor

Avrupa'da İngiltere ve Avrupa Birliği (AB) arasında Kovid-19 aşı savaşları başlarken, bu durumun salgına karşı ortak mücadeleyi etkilemesinden korkuluyor.

Gelişmiş ülkelerin, üretilecek tüm aşıları şimdiden ayırıp az gelişmiş ülkeleri geri plana attığı bir ortamda, Avrupa'da "aşı gerginliği" yaşanıyor.

Sorun, Oxford Üniversitesi ile birlikte aşı geliştiren İngiliz-İsveç ilaç firması AstraZeneca'nın AB'ye daha önce belirlenen dozdan daha azını vereceğini açıklamasıyla başladı.

100 milyon doz aşı almayı bekleyen Brüksel'e bunun ancak dörtte birine yakın bir miktarı teklif eden şirket, gerekçe olarak Belçika'daki üretim tesislerindeki sorunu gösterdi.

Ancak Avrupalı ​​yetkililer, merkezi İngiltere'de bulunan AstraZeneca'nın, AB ülkeleri için ayrılan aşıları İngiltere'ye verdiğini ima etti.

- AB şaşkınlığa uğradı

Pfizer ve Moderna aşılarına kıyasla daha düşük fiyatı ve daha kolay depolama gereksinimleri dolayısıyla AstraZeneca aşısına büyük umut bağlayan AB, bu açıklama karşısında şaşkınlığa uğradı.

AB Komisyonu, geçen hafta üye ülkelerindeki yetişkin nüfusun yüzde 70'inin 1 Haziran'a kadar aşılanması hedefi koymuştu. Ancak aşı teslimatlarında yaşanacak gecikmeler sonucunda hedefin yakalanamama ihtimali yüksek görünüyor.

- "Söz vermedik"

AstraZeneca'nın CEO'su Pascal Soriot, İtalyan La Repubblica gazetesine verdiği demeçte, şirketinin aşıyı AB'ye İngiltere'ye olduğu kadar hızlı teslim etme sözü vermediğini belirtti.

Soriot, "Avrupa, sözleşmeyi (İngiltere'den) 3 ay sonra imzalamış olmasına rağmen, İngiltere ile aynı anda tedarik etmek istiyor." dedi.

Ellerinden gelenin en iyisini yapacaklarını ifade eden Soriot, ancak taahhütte bulunamayacaklarını vurguladı.

Bu gelişme ve açıklama, AB'yi daha da kızdırdı. AB, AstraZeneca yetkilileriyle toplantı düzenlemek istedi ancak 27 Ocak'taki toplantıya AstraZeneca katılmadı.

Bir AB yetkilisi, şirketin toplantıya katılmak yerine yazılı olarak AB Komisyonuna bildirim yapacağını açıkladı.

- AB, İngiltere'ye Pfizer aşısının ihracatını yasaklayabilir

Bu gelişmeler arasında Avrupa basını, Birliğin de BioNTech ve Pfizer aşılarının İngiltere'ye gönderilmesini engellemekle tehdit ettiğini öne sürdü.

Bu yönde karar alınacağına dair resmi bir açıklama olmasa da bu durum, İngiliz Muhafazakar Parti üyelerini kızdırdı.

Brexit'in hemen ardından yaşanan bu gelişme karşısında AB karşıtları, Birlikten ayrılmakta haklı olduklarını söylemeye başladı.

Muhafazakar Parti'den David Jones, İngiliz basınına verdiği demeçte, olası ihracat yasağı tehdidinin "şantaja çok benzediğini ve AB'den ayrılmakta neden haklı olduklarını gösterdiğini" kaydetti.

- "Ahlaki sorumlulukları var"

AB cephesi ise böyle bir ihracat yasağı kararı olmadığını belirtti.

AB Komisyonunun Sağlıktan Sorumlu Üyesi Stella Kyriakides, 27 Ocak'ta düzenlediği basın toplantısında, "İlaç şirketleri ve aşı geliştiricilerinin uymaları gereken ahlaki, toplumsal ve sözleşmeye bağlı sorumlulukları var." diyerek, AstraZeneca'yı suçlamıştı.

Sözleşmedeki bir maddede, "şirketin teslimatlar için en yüksek çabayı" göstereceğine yönelik maddeyi gerekçe göstermesine değinen Kyriakides, AstraZeneca'nın "en yüksek çabayı" gösterdiğini ve tedarik yükümlülüklerine uymamasını kabul edemeyeceklerini vurguladı.

Kyriakides, sözleşme gereği ikisi AB ülkelerinde ikisi İngiltere'de bulunan 4 fabrikada üretilen aşılara erişim hakları bulunduğuna işaret etti.

- "Mesele, AB'deki ve AstraZeneca'daki dostlarımız arasında"

Konu, İngiltere Başbakanı Boris Johnson'a da soruldu. Ancak Johnson, muhabirlerin tüm ısrarlarına rağmen tartışmaya girmeyi reddetti.

AB'nin olası bir ihracat yasağını dikkate alıp almayacağı konusundaki soruları da yanıtlamaktan kaçınan Başbakan, "Oxford-AstraZeneca aşısı, ülkemiz ve dünya için açıkça çok önemli ve mesele, AB'deki ve AstraZeneca'daki dostlarımız arasında." demekle yetindi.

Kovid-19'un kökenlerini araştıracak DSÖ ekibi Vuhan'da karantinadan çıktı

Yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) kökenlerini araştırmak üzere Çin'e gelen Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) heyetinin karantinadan çıktığı bildirildi.

Çin'e gelmelerinin ardından 14 günlük karantinaya alınan ekip, öğleden sonra Vuhan'daki otellerinden dışarı çıkıp bir otobüse binerken görüldü.

Ekibin, Kovid-19'un kökenlerini araştırmak için Vuhan'da saha çalışması yapması planlanıyor.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Cao Licien, Vuhan'a gelen 13 kişilik heyetle ilgili basına yaptığı açıklamada, karantinadan çıktıktan sonra araştırmacıların Kovid-19'un kökenlerini araştırırken, Çinli bilim adamlarıyla ortak çalışmalar yürüteceğini, Çinli uzmanların iş birliği sürecinde DSÖ heyetine destek ve kolaylık sağlayacağını bildirmişti.

ABD, Avustralya, Almanya, Japonya, İngiltere, Rusya, Hollanda, Katar ve Vietnam'dan uzman ve araştırmacılardan oluşan heyetin, 14 günlük karantina sürecinde Çinli yetkililerle çevrim içi toplantılar yapacağı açıklanmıştı.

DSÖ heyeti, ocak ayı başında Çin'e gitmiş ancak Pekin yönetiminin geçerli vizeler alınmadığı uyarısını yapmasının ardından geri dönmek zorunda kalmıştı.

Fransa'da son 24 saatte 26 bin 916 kişide yeni tip koronavirüs tespit edildi

Fransa Halk Sağlığı Kurumundan yapılan açıklamaya göre, ülkede son 24 saatte 351 kişi hayatını kaybetmesiyle virüs kaynaklı can kaybı 74 bin 456'ya çıktı.

Fransa'da virüs tespit edilen kişi sayısı 26 bin 916 artışla 3 milyon 106 bin 859'a yükseldi.

Hastanelerde 3 bin 107'si yoğun bakımda olmak üzere 27 bin 169 kişinin tedavisi sürerken iyileşenlerin sayısı 1418 artışla 220 bin 570'ye ulaştı. Hastanelerde bulunanların sayısı artıyor.

Hükümet Sözcüsü Gabriel Attal, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısında, bir süredir ülke genelinde 18.00-06.00 saatlerinde uygulanan sokağa çıkma yasağının salgına karşı yeteri kadar etkili olmadığını belirtti.

Salgının ülkede hızla yayılmaya devam ettiğini ve İngiltere'de tespit edilen Kovid-19'un daha hızlı yayılan türündeki vakaların arttığını ifade eden Attal, Kovid-19 tedbirlerinin sıkılaştırılabileceğini, aralarında yeniden karantina kararının olduğu birçok seçeneğin değerlendirildiğini söyledi.

Attal, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un bu konuda detaylı raporlar istediği bilgisini paylaştı.