Kredi Kayıt BürosuKoronavirüsün Tarım ve Gıda Sektörüne Etkileri” başlıklı yeni bir rapor yayınladı.

2020 Nisan ayının başı itibarıyla koronavirüs salgının Türkiye ve dünya tarım ve gıda sektöründe yol açtığı önemli gelişmeleri bir araya getiren rapor, bundan sonraki süreçte görülebilecek muhtemel gelişmeleri öncü göstergeler, sektörün yapısı ve dinamikleri ile tarım ve gıda değer zincirindeki farklı paydaşların görüşlerine dayanarak analiz etmeye çalışmış.

Kredi Kayıt Bürosu’nun (KKB) Tarım Kredileri Değerlendirme Sistemi (TARDES) ekibi ve Frankfurt School of Finance & Management’in tarım uzmanları ile birlikte hazırladığı raporun bütününde ortaya çıkan analiz ve tahminler şu şekilde özetleniyor:

*** Salgının en çok etkilediği ülkeler olan Çin, ABD, İspanya, İtalya ve Fransa dünyanın en önde gelen tarımsal üretim, ihracat ve ithalat ülkeleridir. Bu nedenle salgının tarım ve gıda sektörüne etkileri küresel boyutta olacak ve tüm ülkeleri etkileyecektir.

*** Türkiye, salgının gecikmeli başladığı ve bu ülkelere göre daha iyi yönetildiği önemli bir tarım ülkesi olarak öne çıkmaktadır. Bu nedenle Türk tarım ve gıda sektöründeki gelişmeler hem Türk halkı hem de dünya toplumları açısından önemlidir.

*** Birçok ülke salgına cevap olarak tarım ve gıda sektörleri için farklı risk azaltıcı önlemler ve uyum önlemleri almaktadır. Alınan önlemler gruplandığında, tarım ve gıda dağıtım zincirinin sürekliliği, tarım değer zincirinin finansal açıdan sürdürülebilirliği, tarım işçiliği, yerel gıdayı özendirme, tarımda dijitalleşme ve veri paylaşımı başlıklarının öne çıktığı görülmüştür. Bu önlemlerin bazıları ülkemiz için de değerlendirilebilecektir.

*** Türkiye’de tarım ve gıda sektörü salgına karşı ilk aşamada iyi bir sınav vermiştir. Fakat üretim faaliyetlerinin yoğunlaştığı ve bazı ürünlerde hasadın yaklaştığı şu günlerde birçok belirsiz ve riskli alan mevcuttur.

*** Türkiye’nin de tarımsal ürün satın aldığı bazı üretici ülkeler salgını gerekçe göstererek ihracatlarını kısma yoluna gitmektedir. Bu durum bu ürünlerde bir yandan spekülasyon riskini doğurmakta, diğer yandan “yerli üretimin” önemini bir kez daha göstermektedir.

*** Ev dışı gıda tüketiminin neredeyse sona ermesi ve küresel gıda ticaretinin kesintiye uğraması nedeniyle, salgın ilk aşamada küresel gıda talebini azaltmıştır. Fakat ülkeler yaz mevsimi öncesinde zayıflamış ürün stokları, lojistik ve taşıma problemleri, insan hareketlerindeki (özellikle tarımsal işçilerdeki) kısıtlamalar nedeniyle iç piyasalarında bir “gıda paniği” hissetmekte ve yaşamaktadırlar.

*** Bu ortamda iki sevindirici gelişme; küresel olumlu hava koşullarına bağlı olarak iyi miktarda rekolte beklentileri ve enerji (petrol) fiyatlarındaki gerilemeye bağlı olarak düşen küresel gıda fiyatlarıdır.

*** Türkiye gıda enflasyonunda henüz sevindirici bir düşüş gözlenmemiştir. Ülkemizde bu yıl yeterli rekolte beklentisi ve düşen petrol fiyatlarına rağmen gıda fiyatlarının yükselmesi “değer zinciri” perspektifinde kapsamlı olarak analiz edilmelidir.

*** Salgın döneminde tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de tahıl (özellikle buğday, mısır ve pirinç) ve baklagil (fasulye, mercimek, nohut) stokları önem arz etmektedir. Bu ürünlerin çoğunda arz açığımız, buğdayda ise geçtiğimiz yıl üretim düşüşü yaşandığından, bu süreçte tahıl ve baklagil üretimini artırıcı tedbirler alınması gerekmektedir.

*** Salgın döneminde sebze ve endüstriyel bitkilerde arzı önemli olan ürünler ise patates, kuru soğan ve ayçiçeği olacaktır. Uzun yıllardır arz açığımız bulunan ayçiçeği çok fazla sulama istemeyen ve Türkiye iklimine çok uygun bir ürün olduğundan üretimin daha fazla özendirilmesi mümkündür. Soğanda ise ilk defa 2019’da arz açığı oluşmuştur.

*** Yem bitkileri, hayvansal gıda (et, süt ve yumurta) arzını belirleyen en önemli girdidir. Salgın döneminde ithalata bağımlı olduğumuz soya üretiminin artırılması için önlem alınması tavsiye edilmektedir. Yukarıda dile getirilen tahıl ve baklagil üretiminin de artışıyla kaba yem tedariki rahatlayacaktır.

*** Yukarıda sıralanan ürünlerin ekilişinin artırılması için bu dönemde pamuk ve gıda dışı endüstriyel bitki (tütün, kanola, vs.) ekilen alanların bu ürünlere yönlendirilmesi tavsiye edilmektedir.

*** Döviz kurunun küresel salgın döneminde yükselmesi ithalata bağımlı bazı önemli girdilerde (gübre, ilaç, yem) fiyat artışlarına yol açacaktır.

*** Yukarıda tavsiye edilen bitkisel üretim planlamasının hızlıca gerçekleştirilebilmesi ve girdi maliyeti baskısının azaltılması için 2020 üretim primlerinin ve girdi desteklerinin bir an evvel bu doğrultuda duyurulması çiftçi davranışlarını etkileyebilecektir. Ayrıca bu dönemde çiftçi örgütleri ve diğer kanallar kullanılarak üreticiye bu doğrultuda açık mesajlar verilmesi, tarımsal girdi ve sanayi sektörünün üretim kapasitesinin ve fiyat davranışlarının yakından izlenmesi faydalı olacaktır.

*** Yukarıdaki üretim planlamasını destekleyecek bir diğer parametre, çiftçinin ürün satış fiyatıdır. Devletin alımda etkin olduğu ürünlerde devlet kurumlarının, özel sektörün etkin olduğu ürünlerde özel sektörün paydaşlarıyla görüşülerek, çiftçiyi motive edecek fiyatların tespit edilmesi önem arz etmektedir. Zira çiftçinin kafası salgından dolayı çok karışık gözükmektedir.

*** Salgın dönemi ve sonrasında sözleşmeli üretime, etkin üretici örgütlerine ve lisanslı depoculuğa olan ihtiyaç ve talebin artması beklenmektedir.

*** Çiftçilerin yüzde 40’ı 50 yaş üzerindedir. İşçiler, girdi satıcıları, alıcılarla yoğun ilişki içerisinde geçecek üretim sezonu boyunca çiftçileri temas ve bulaş konusunda çiftçinin faaliyet türü ve ürün grubuna göre bilgilendirici uyarıların hazırlanması ve duyurulması faydalı olacaktır.

*** Salgın dönemi ve sonrasında çiftçilerin tarım, iklim, bankacılık ve kamu hizmetleri konularında dijital bilgi servislerine ve teknolojilere yönlendirilmesi daha çok gündeme gelecektir. Bu durum hem temas riskini daha da azaltacak hem de çiftçinin iş verimliliğini artıracaktır.

*** Bu dönemde tarım işçisi arzı kritik önemdedir. Özellikle meyve, sebze ve çay hasadında yurt içi, yurt dışı, göçmen işçilerin ayırt edilmeden hijyen ve temas kuralları sağlanarak sahada ve işletmelerde istihdamı gerekmektedir. Bu doğrultuda gerekli önlemlerin il ve ilçe bazında alınması, bu yönde yerel kamu idarecileri ve aktörler öncülüğünde kurullar oluşturulması önerilmektedir.

*** İhracata dayalı meyve ve sebzelerin sorunsuz bir şekilde ihraç edilebilmesi için hükümet gereken önlemleri almaktadır. Diğer gerekli hijyen ve kalite önlemleri konusunda çiftçi, toplayıcı ve ihracatçıların da bilgilendirilmesi faydalı olacaktır.

*** Salgın döneminde zaman zaman bazı gıdaların arzında aksamaların olması ve spekülatif üretici ve tüketici fiyatlarının oluşması muhtemeldir. Hükümet bu yönde önlemler almakta ve toplumla iletişim kurmaktadır. Bireylerin ve yerel aktörlerin de bu gibi durumlarda ortak inisiyatif mekanizmaları kurmaları makro düzeyde hükümet tarafından yapılan iletişimin etkisini artıracaktır. Bu anlamda özellikle metropollerde yerel kurullar kurulması veya Tarım ve Gıda Etiği Derneği’nin önerdiği ve yurt dışında örnekleri olduğu gibi “Kent Gıda Politikaları Konseyleri” kurulması faydalı olacaktır.

*** Salgın döneminde bazı ürünlerde geçici arz fazlaları oluşması da muhtemeldir. Bu tür durumlarda ürünlerin gerekirse maliyetine tüketicilere sunulması hem üreticilerin ve sanayicilerin ayakta kalması hem de gıdanın israf olmaması için önem arz etmektedir.

Bu anlamda Tarım ve Orman Bakanlığı’nın balık çiftlikleri için attığı adım ve belediyelerin çiftçiden tüketiciye satışa aracılık faaliyetleri örnek niteliktedir.

*** Salgın dönemi ve sonrasında, kurutulmuş, dondurulmuş ve konserve ürünlere olan talep artabilecektir. Özellikle arz fazlası olacak ürünlerin bu şekilde sunumu ve muhafazası gıda israfını önlemede de fayda sağlayacaktır.

*** Yeni dönemde gıdaların ambalajlama, depolama, taşıma aşamalarında ürünlerin temas ve hijyen kurallarına uygun olarak tüketicilere sunulması önem arz edecektir. Ürününü doğrudan perakende olarak satan çiftçiler, aile gıda işletmeleri ve gıda esnafları bu durumu dikkate almadıkları takdirde büyük işletmelere karşı rekabet avantajlarını yitirebilecektir.

*** Bankacılık ve finans sektörü salgından etkilenen işletmelere elinden gelen desteği sunmaya devam etmektedir. Tarım kredilerinin birçoğunun vadesi hasattan sonra dolduğundan aynı desteğin o dönemde de sunulması önem arz etmektedir.

*** Arz ve talep dengesizliğinin oluşabileceği böyle bir dönemde çiftçilerin ürün bedeli alacaklarını sorunsuz bir şekilde tahsil etmesi tarımsal üretimin sürekliliği açısından önemlidir. Bu nedenle alacak belgesiz satışların yapılmaması ve çiftçinin alacaklarını ve alacaklılarını karekodlu çek, Findeks Çek Raporu, Findeks Risk Raporu gibi mekanizmalarla takip etmesi için yönlendirilmesi gerekmektedir.

HANGİ ÜLKELER NE TÜR ÖNLEMLER ALDI?

Raporda, farklı kıtalarda ve farklı büyüklüklerdeki ülkelerin, tarım ve gıda sektöründe kendilerine uygun çözüm arayışlarına da yer veriliyor.

Alınan tedbirler incelendiğinde genellikle tarım ve gıda ürünleri dağıtımının devamlılığı, tarım değer zincirinin sürdürülebilirliği, yerel gıdayı özendirme, işçi açığını giderme, tarımda dijitalleşme ve veri paylaşımı alanlarında yoğunlaşıldığı anlaşılıyor.

Raporda, bu açıdan söz konusu önlemlerin bazılarının Türkiye için de uygulanabilir nitelikte olduğuna dikkat çekilerek ülkelerin geliştirdiği önlem ve politikalar şu şekilde sıralanıyor:

*** Çin, tarım sigortası poliçelerine koronavirüse bağlı kayıpları da ekledi.

*** Çin’de çiftçi kooperatiflerinin ürettikleri ürünler ve ürün miktarları salgın süresince Tarım Bakanlığı’nın web sitesinden tablo halinde kamuoyuna duyuruldu.

*** Çin’de “dijital köy” projelerinin yaygınlaştırılmasına karar verildi.

*** Hindistan, hasat sonrası çiftçilerin ürün teslimi için toplu alım ofislerine, hallere tek tek gelmelerindense, kırsaldan satış yerlerine gelirken ortak yolculuk yapmaları gibi imece modellerin özendirilmesine karar verdi. Hindistan’da ayrıca çiftçilerin online satış yapabildiği ulusal e-ticaret platformuna Covid-19 tedbirleri çerçevesinde ilave fonksiyonlar eklendi.

*** Hindistan’da vadesi geçen veya 31 Mayıs’a kadar dolan tarım kredilerinin çiftçiler tarafından geri ödenmesi durumunda ilave faiz sübvansiyonu (%3) duyuruldu.

*** Meksika’da balıkçıların yasal işlemlerini online yapabilmesi için web servisi duyuruldu.

*** Sırbistan’da hükümet, arazi büyüklüğüne göre verilen doğrudan gelir desteği için çiftçilerin yeniden fiziki başvuru yapmalarına gerek olmadığını, geçen yılın arazi kayıtlarına göre ödemelerin yapılacağını açıkladı.

*** Türkiye’de geçen yıl kurulan E-Tarım platformundaki servislerin daha da aktif hale getirileceği Tarım ve Orman Bakanı tarafından açıklandı.

*** Filipinler’de doğrudan üreticiden tüketiciye taze meyve satışı yapılabilen online bir platform ( https://homegrown-organics.myshopify.com/collections/all ) devreye alındı.

*** Orta Amerika ülkeleri (Dominik, Honduras, Guatemala, Panama, El Salvador, Nikaragua, Kosta Rika) kendi aralarında tarımsal üretim, tarım ve gıda stokları ile ilgili bilgi paylaşımını sağlayan bir online platform kurdular.

*** Panama hükümeti et işleyen devlet kuruluşunun 50 baştan daha az besi sığırı olan işletmelerden ilave besilik sığır satın alınarak hem stokların güçlendirileceğini, hem de küçük işletmelerin salgından daha az etkilenmesini sağlamak istediklerini belirtti.

*** Hollanda hükümeti, gıda bankalarına ilave destek vereceğini duyurdu.

*** Brezilya’da okullara bedava dağıtılan tarım ürünleri programına devam edileceği vurgulandı.

*** İngiltere’de gıda distribütörlerine özel bir hibe programı başlatıldı. Hazır gıda ve yemek sunan tüm iş yerleri ve konaklama tesisleri kapalı olduğundan, dağıtım ağı bozulan ve farklılaşan distribütörler bu hibeyi gıda israfına yol açmadan dağıtıma devam edebilmek için kullanabilecekler. Ayrıca hükümet, rekabet kanununda geçici esneklik sağlayarak; süpermarketlerin stok bilgilerini paylaşabilmelerine, marketlerin açık kalması doğrultusunda iş birliği yapmasına ve taşıma araçlarını ortak kullanabilmelerine izin veren bir yönetmelik duyurdu.

*** Sri Lanka’da hükümet sokağa çıkma yasağı süresince toptan gıda satıcılarının ürünleri doğrudan tüketicinin kapısına taşıması için anlaştı.

*** Çin’de kanatlı (et ve yumurta) ve su ürünleri sektörünün satmakta zorlandığı ürünlerin satışının kolaylaştırılması için girdi, lojistik, nakliye vb. ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik tedbirler duyuruldu.

*** Türkiye’de Tarım ve Orman Bakanlığı balık çiftliklerinde biriken balık stoklarının tüketilmesi için 3-5 Nisan tarihleri arasında “Evde Hayat, Sofrada Balık” kampanyası gerçekleştirdi. Kampanyaya katılan balık çiftlikleri ve süpermarketlerde çipura ve levreğin kilogramı maksimum 23-25 TL’den satıldı.

*** İspanya’da hayvan ve hayvansal ürün nakliyatçılarının süresi dolan sertifikaları ve izin belgeleri için ilave süreler tanındı.

*** Almanya, yurt içi ve yurt dışı geçici tarım işçilerinin istihdamına yönelik ilave tedbirler açıkladı. Daha önce sosyal güvenlik sistemine kaydedilmeden sadece 70 gün çalışabilen tarım işçileri 115 güne kadar vergi ödemeden çalışabilecekler. Ayrıca kısa çalışma ödeneği kapsamına giren işçilerin bu ödenekleri kesilmeden Ekim ayı sonuna kadar çiftliklerde çalışabilecekleri, yine emekli insanların çiftliklerde geçici çalışması durumunda 2020 sonuna kadar “ek gelir” olarak vergilendirilmeyeceği açıklandı. Çiftliklerdeki çalışma sürelerinin ise salgın boyunca mevcut uygulamadan farklılaştırılabileceği hüküm altına alındı.

*** Avusturya’da Tarım Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı, Ziraat Odaları ve Ticaret Odaları iş birliği ile tarım ve gıda işçisi ihtiyacı olan işletmelerle çalışmak isteyenleri bir araya getiren bir online platform duyuruldu (www.dielebensmittelhelfer.at).

*** Çin’de geçici ve düzenli tarım işçilerinin sosyal ve ekonomik koşullarının iyileştirilmesi, tarımsal işler bittiğinde kırsal yerlerdeki diğer kamu veya özel sektördeki işlerde çalıştırılması, bulundukları yerde iş kurmak veya yatırım yapmak istiyorlarsa destek olunmasına yönelik bazı kararlar alındı.

*** Türkiye’de Tarım ve Orman Bakanlığı, tarım işçilerinin hijyen ve koruyucu malzemelere erişimi, tarımsal alanlara taşınması ve barınma koşullarının iyileştirilmesi için il müdürlüklerine talimat verdi. Ayrıca çiftçilerin girdilere erişimi ve dağıtımında sorun yaşanmaması için gübre bayilerinde etkin stok kontrolünün yapılmasına karar verildi.

*** Almanya’da kiralık arazide üretim yapan çiftçilerin kiralarını ödeyememeleri halinde arazi sahibinin kira sözleşmesini 30 Haziran’a kadar tek taraflı olarak feshedemeyeceğine karar verildi.

*** Sri Lanka’da bakanlık ihraç edilen tarımsal ürünlerin üretimi veya ticareti ile ilgili bir sorun yaşanması durumunda ihracatçıların araması için özel bir “acil telefon, WhatsApp ve e-posta hattı” duyurdu.

*** Polonya’da tüm tarımsal yatırım kredileri ve işletme kredileri için faizsiz kredi limitleri açıklandı. Kredilere devletin tarım ajansı ile anlaşmalı 7 bankadan başvuru yapılabilecek.

*** Meksika’da hükümet tarafından tarımsal sulama ile ilgili programların ve uygulamaların Covid-19 tedbirlerinden etkilenmeyeceği ve çiftçilerin özellikle temel gıda ürünlerine (tahıllar) yönelmesinin doğru olacağına yönelik açıklama yapıldı.

*** Burkina Faso’da çiftçilere tarımsal girdi ve yem alımı için ilave hibeler açıklandı.

*** Portekiz’de hükümet “Sizi besleyeni besleyin” sloganlı bir kampanya başlatarak yerel gıdaların tercih edilmesini istedi.

*** Laos’ta da hükümet çiftçilere daha fazla üretim yapmaları yönünde çağrıda bulundu.

*** Türkiye’de 51 bin çiftçiye üretim yapmaları için daha önce kiralanan mevcut Hazine arazileri için Nisan, Mayıs ve Haziran aylarının kiraları 6 ay ötelendi. Ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığı hazineye ait bir kısım arazinin daha 2020 yazlık ekim için çiftçilere bedelsiz açılması için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile anlaştı.

*** Türkiye’de ve Filipinler’de çiftçilere ilave tohum hibe edildi. Filipinler’de şehirde yaşayan ve bahçeli evi olanların bahçelerinde ekim yapmaları için de çağrıda bulunuldu.

İrfan Donat

Bloomberg HT Tarım Editörü

idonat@bloomberght.com

Advertisement